Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi gerçekleşti

Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek’in açılış konuşmasıyla başladı.

ZİRVEDE MEVCUT DURUM VE YAKIN GELECEKTEKİ YENİLİKLER ELE ALINDI

Küresel çapta yaşanan Kovid-19 pandemisinin, dijitalleşme hızını artırdığına dikkat çeken Çiçek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Pandeminin en önemli yansıması, hepimizin bildiği gibi dijital dönüşüm sürecinin her sektörde hızlanması oldu. Dijital teknolojilerin en yoğun biçimde kullanıldığı finans sektörü de bu dönüşümden nasibini aldı. Hatta sektör, bu dönüşümün öncüleri arasında yer aldı.

Temassız, QR tabanlı ve biyometrik ödemelerin; hem kullanıcılar hem de düzenleyici kurumlar nezdinde kabulü her geçen gün artıyor. Birçok bireysel kullanıcı ve şirket, kişisel ve kurumsal finansman yönetimine yardımcı olabilecek çözümleri, yaşamlarına ve iş modellerine adapte etmeye çalışıyor.

Uzmanlara göre, paranın, kredi kartının ve çek senet gibi her türlü finansal enstrümanın fiziksel kullanımı yakın gelecekte sonlanacak gibi gözüküyor. Yani yakın gelecekte bambaşka bir finans sektörü bizleri bekliyor olacak. Bu dönüşüme ayak uydurmak, yeni ürün ve hizmetler geliştirmek, sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.”

Konusunda uzman çok sayıda saygın ismin teşrifleriyle onurlandırdığı Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi’nde, mevcut durum ve yakın gelecekte karşılaşacağımız yenilikler ele alındı.

BİRİNCİ OTURUM: FİNANSAL TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ

Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi’nin ilk oturumu “Finansal Teknolojinin Geleceği” Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu moderatörlüğünde gerçekleşti.

FİNANS SEKTÖRÜ DE DİJİTAL COĞRAFYAMIZDA KENDİ İÇİNDE DÖNÜŞÜM SAĞLADI

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Türkiye’nin dijitalleşmesine katkı sağlayan Bilişim Vadisi’nin çalışmalarını anlattı.

İbrahimcioğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bilişim Vadisi olarak; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı adına, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ile ulusal ve uluslararası alanda faydalı teknolojiler üretebilmesi için kaldıraç rolü üstlenecek bir kurumun temsilcisi olarak buradayız.

Bu kurumda; 20 yıllık askeri teknolojilerdeki başarımızı, sivil teknolojilere geçirebilecek bir alan kurguladık. Finans, sağlık ve oyun gibi birçok alanda çalışmalarımızı yürütmekteyiz.

Geçmişte ulusal coğrafyalardan bahsederken, daha sonra küresel coğrafyaları konuşuyorduk ve an itibariyle dijital coğrafyaları konuşuyoruz. Bu dijital coğrafyamızda, finans sektörü de kendi içinde dönüşüm sağladı. Biz bu dönüşümün, yazılım ve donanım kısmındayız. Bu alanda da ihtiyaç duyulan yazılımcıları da yetiştirmeye başladık.’

TÜRKİYE’DEKİ BANKACILIK BUNUN ÇOK ÖNÜNDE YER ALIYOR

Yurt dışındaki bankacılık yapısının, eskiyen bir alt yapı ile savaştığına dikkat çeken IYZİCO CEO’su Barbaros Özbugutu, “Türkiye’deki bankacılık bunun çok önünde yer alıyor.” dedi.

Özbugutu’nun açıklamaları şöyle: ‘Dünyada çok ciddi bir şekilde, finans teknolojilerine olan ilgi ve paranın yatırım şekli de değişti. Artık yurt dışındaki bankacılık yapısı, eskiyen bir alt yapı ile savaşıyor. Türkiye’deki bankacılık bunun çok önünde yer alıyor. Türkiye’de para transferi yapmak bir problem değil. Yurt dışında sadece bu probleme odaklanan şirketler var. Türkiye’de iki dünyada yaşıyoruz. Herkes 3 – 4 kredi kartı kullanıyor, pos sistemleri inanılmaz şekilde gelişmiş ve piyasalarda Avrupa’nın da önünde ilerliyoruz. Ama aynı zamanda Türkiye’nin yüzde 42’si bankacılık sektörünün içerisinde değil. Sadece küçük kitle üzerinden ilerliyoruz ve bu sebeple çözüme ulaşamıyoruz.

Kapsayıcılığı artırmamız gerekiyor. Herkese bu dijital platformun parçası olma hakkını vermemiz lazım. Finansal derinlik dediğimiz noktada da Türkiye bankacılık sektöründe inanılmaz ürünlerimiz var. SMS’le bankalar kredi verebiliyor ama bütün KOBİ dünyasına baktığımızda, Türkiye’deki kredilerin sadece yüzde 28’i KOBİ’lere veriliyor. Bizim burada çok net bir şekilde KOBİ’lerin kendilerini, vizyonlarını büyütebilmeleri için hızlı bir şekilde finansmana ulaşabilme şansı vermemiz lazım.’

ARTIK ÇALIŞANLARIMIZ DA DİJİTAL MÜŞTERİLERİMİZ DE DİJİTAL

Ziraat Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Osman Tanaçan, “Bizim için en önemli konu Z kuşağı. Artık çalışanlarımız da dijital müşterilerimiz de dijital. Bizim gibi ilk bilgisayarı üniversitede görmüş kişiler değil.” dedi.

Tanaçan, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Konuşmalarda bankacılık tarafına söz hakkı da var gibiydi ama çok olumlu ve güzel tecrübelerdi bunlar. Ben bankacı değilim, teknoloji tarafındayım. Önce bu dijitalleşmeyle ilgili geçmişe yönelik bir algıdan söz etmek istiyorum. Biz dijitalleşmeyi, sunduğumuz hizmetlerin mobil ve internete taşınması diye gördük, algıladık fakat o iş bitti. Türk Bankacılık ve finans sektörü; sunduğu hizmetler, ürün çeşitliliği, ulaşılabilirlik konusunda çok daha ileri düzeyde Avrupa’ya göre. 10 yıl önce işlemlerin yüzde 65’i şubelerde yapılıyordu. Bugün sadece yüzde 3’ü şubelerde yapılıyor. Mobil taraf, Ziraat Bankası için artık ana kanal. Dünyadaki nüfusun artık 2023’te yüzde 65 – 70’inde internet erişimi olacak. Bizim için en önemli konu Z kuşağı. Artık çalışanlarımız da dijital müşterilerimiz de dijital. Bizim gibi ilk bilgisayarı üniversitede görmüş kişiler değil. Artık mobil bankacılığımız, ATM’lerimiz her şeyi yapıyor. Sektörel limitler, sınırlar kalmadı. Bir perakende firması da artık teknoloji firması gibi davranmak zorunda kalıyor. Bir kurye firması görüyoruz, bir anda teknolojiyle birleşince perakende sektörüne kafa tutuyor. Fakat bazı şeyleri görmez isek mesela Netflix çıktı üzerine teknolojiyi koydu, koca networkler yok oldu. İlk önce geçtiğimiz son 10 yılda Fintech’ler finans tarafına eklemlenmeye çalıştı. Fakat bu oluşumlar NEO bank dediğimiz bankaya dönüyorlar ve daha hızlı gelişiyorlar. Fintech’ler olsun, güzel ama bizim bir de Bigtech’lerimiz var: Apple, Amazon ya da Google. Onların şöyle bir avantajı var, elinde yüksek teknolojileri var ama bir de finans dışı inanılmaz bir dataları var. Şu anda bence konvansiyonel bankacılığın varoluş süreci başladı. Özellikle birkaç yıldır da bunu konuşuyoruz. Bu aslında başladı. Bankacılık çok regüle edilmiş bir sistemdir. Açık bankacılıkla ilgili bizim API dediğimiz anlık olarak uygulamaların paylaşımı şeklinde, bankacılık sektörüyle çalışan firmalara biz data veriyoruz.

Bundan sonraki dönemde iş artık platform bankacılığına doğru gidecek. Bu işbirlikleriyle hızlı entegre olamayan, buna muhafazakar yaklaşan; o çok eski bankalar, çok büyük pazar payına sahip bankalar bir anda eriyebilir. Bu küçük bankalar için de bir fırsat. Finans sektörü için önümüzdeki dönem, sadece finansa odaklı bankalar için var olma dönemi olacaktır. 5 – 6 tane teknoloji var. Mesela 5G teknolojisi çok kritik. Bu bizim işlerimizi çok hızlandıracak ve müşteri beklentisini de daha yukarı taşıyacak. Bulut teknolojisi, maliyetleri düşürmek için mutlaka finans tarafında da kullanılması gereken şeyler var. Bu robotik süreçler bizim aslında hayatımızda.

Büyük 26 ekonomide, robotiklerden 86 milyon iş kaybı olacak ama 90 milyon da yeni iş imkanı olacak. Blok zincir tasdikleyici bir makama ihtiyaç duymuyor. Bu kullanıldığı zaman notere de mahalle muhtarına da hatta bankaya da ihtiyaç yok. Fakat iş, finansal olduğu zaman regülasyon çok önemli. Biz özetle bankalar bu yeni düzene ayak uydurmak zorundayız.’

İKİNCİ OTURUM: BANKACILIKTA YAPAY ZEKA EĞİLİMLERİ VE GELECEĞİN BANKACILIK HİZMETLERİ

Dijital Dünyada Finansal Adımlar Zirvesi’nin ikinci oturumu “Bankacılıkta Yapay Zeka Eğilimleri ve Geleceğin Bankacılık Hizmetleri” Colendi Kurucusu Bülent Tekmen moderatörlüğünde gerçekleşti.

FİNTECH’LERİN AMACI MİNİMUM KAYNAKLA MAKSİMUM DEĞER OLUŞTURABİLMEK

Papara Kurucusu Ahmet Faruk Karslı: ‘Hep birlikte uzun bir yoldayız, bankalar büyük gemiler biz de sürat tekneleriyiz. Daha hızlı gitmek için beraber bir şeyler yapmamız gerekiyor. Fintech’lerin amacı minimum kaynakla maksimum değeri oluşturabilmek. Bugün API’ler üzerinden kontrol ettim, 4 yılda bir milyondan fazla Ziraat Bankası müşterisine hizmet vermişiz.

Bugün bankalar Fintech’lere göre daha şanssız. Avrupa’da pek çok banka belli operasyonlarını kendi kurdukları Fintech’leri üzerinden farklı değerler oluşturmaya çalışıyorlar. Biz belli başlı hizmet tiplerinde sektörün dinamosu olarak hızlıca bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.’

META DÜNYASI KAÇINILMAYACAK BİR SON

Papara Kurucusu Ahmet Faruk Karslı: ‘Bugün NFT dünyasında arsa satışından, ayakkabı satışına kadar her şeyi yerleştirip ayrı bir değer yaratabilirsiniz. NFT veya Meta dünyasında bir ürünün gerçek fiyatını belirleme şansınız olmadığında, bunu sanatla açıklamanız çok daha normal. Bugün zaten Meta bir dünyanın yüzde 50 içerisindeyiz. Biz aslında bu dünyada daha az zaman geçiriyoruz. Biz şu anda zaten cep telefonlarında kendimize farklı bir dünya yaratmış durumdayız.’ dedi.

İNSAN KAYNAKLARINI DÜZGÜN OKUYABİLEN EN BAŞARILI OLUR

Papara Kurucusu Ahmet Faruk Karslı: ‘”Para yakarak çok hızlı büyüyen kuruluşların, çok hızlı farklı gelir kalemlerine ihtiyacı var ve bunun için Fintech ciddi bir değer. Bugün baktığınızda uzak doğudakiler globalde süper app olmuşlar. Bunlar günde en az 25 kez girilen App’ler. Türkiye’deki süper App olmak isteyen kuruluşların asıl amacının bu olmadığını düşünüyorum. O nedenle çıkış nedenine bakmak lazım. İnsan kaynaklarının doğru toplandığı Fintech’lerin, rekabet arasından en başarılı çıkacak kuruluşlar olduğunu düşünüyorum.’ dedi.

FİNTECH’LER SÜRAT MOTORLARI GİBİ

Ziraat Bankası Kartlı Sistemler Bölüm Başkanı Volkan Günal: “Teknoloji hepimizin sınavı aslında uyum sağlama noktasında. Uyum sağlayan ayakta kalıyor, sağlayamayan tarih yapraklarında kalıyor. Bankalar çok kurumsal yapılar, köklü yapılar. Ziraat Bankası 1863 doğumlu ve dolayısıyla bir kültürü var. Uyum sağlamak biraz zaman alabiliyor. Bizler büyük kargo gemileri gibiyiz. Eğer rota doğruysa liman belliyse gideceğimiz yere belki ağır ama güçlü bir şekilde gidebiliyoruz. Fintech’ler sürat motorları gibi. Çok hızlı karar alma mekanizmalarıyla yapabiliyorlar. Aramızdaki en temel farklardan biri budur. Bizim eksik yanımız sizin avantajlı yanınız, birbirimizi kapatabiliriz. Bankalar belli regülasyonlara bakıyorlar ve rekabete en uygun adımları nasıl gerçekleştirebiliriz deyip ona göre ilerliyorlar.

Bir de pandemi diye bir sınavımız oldu. O da teknolojik ihtiyaçları öne çekti. Biz yıllarca temassızın nimetlerini anlatmaya çalıştık. Ama pandemi dönemindeki temassız etkiyi hiçbir zaman yakalayamadık.

Hiçbir bankanın tepeden bir bakış açısı olmaz. Eğer bu benim ihtiyacımsa ve benim bunu geliştirmem vakit alacaksa, çok fazla emek harcayacaksam, satın almam gerekiyorsa bankalar bunu alır. Ben bunun çok daha kalitelisini yaparım gibi bir değerlendirmesi varsa da bunu kendisi yapar. Bu tamamen konu ve ürünün ne olduğuna bağlıdır.’

TALEPLERE HIZLI UYUM SAĞLADIĞIMIZ SÜRECE GÜZEL İŞLER YAPIYORUZ

Ziraat Bankası Kartlı Sistemler Bölüm Başkanı Volkan Günal: ‘Şu anda bizim için paralar zaten dijital. Maaşlar hesaba yattıktan sonra borçlar ödendikten sonra kimsenin eline fiziki para alma ihtiyacı kalmıyor. Teknoloji geliştiği için biz bugün dijitali, kripto paralar diye NFT diye konuşuyoruz. Bizi bu noktaya getiren de aslında teknoloji. Müşteriler hep yeni teknolojiler geldikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıktıkça bunu talep ediyorlar ve bunlara hızlı uyum sağladığımız sürece güzel işler yapabiliyoruz.’

NFT KREDİSİ ÇIKAR MI?

Ziraat Bankası Kartlı Sistemler Bölüm Başkanı Volkan Günal: ‘Yarın belki bunların alımına da satımına da yardımcı olabilir. Bankaların aslında bugün bile içlerinde bizim dijital dediğimiz bir müşteri kitlesi var. Şubelere gelmiyorlar, çağrı merkezini aramıyorlar, paraya dokunmuyorlar, alışverişlerini uygulamalar üzerinden yapıyorlar. Ciddi bir kayıt içi ekonomide iyi adımlar atıyoruz. Bankalar da bu teknoloji ve trendleri yakalamış olurlar mı, olurlar. Bankaların hep güçlenerek bugüne gelmelerinin nedeni hep uyum sağlamışlar. Biraz yavaş kalabiliyorlar ama bankada herhangi bir uygulamayı hayata geçirmek için belirli süreçlerden, karar aşamalarından geçmesi gerekiyor. Bankalar mutlaka o evreni de yakalarlar ama içerisinde bulunduğumuz evreni de kaçırmazlar.’

TRENİN İLK VAGONUNDA OLMAK LAZIM

Ziraat Bankası Kartlı Sistemler Bölüm Başkanı Volkan Günal: ‘Bizim için en kritik konu müşteri talebidir. Biz istediğimizi yapalım ama gelmek istediğimiz yere bir müşteri talebi var mı? Hâlen Türkiye’de finansal sisteme yaklaştıramadığımız bir kitle var. Onlar için banka kartı bile çok ileri bir teknoloji görünüyor olabilir. Teknolojiyi muhakkak yakalamamız lazım. Trenin belki ilk vagonunda olmak gerekiyor. Bizim buralara bakmamız lazım. Teknolojiden geri durursak bir kaç adım geri kalırsak o trenin son vagonunda kalıyoruz.’

FİNTECH’LER ARTIK TÜRKİYE’DE OYUNCU OLMAK İSTEMİYOR, KÜRESEL LİDER OLMAK İSTİYOR

KPMG Türkiye’de Şirket Ortağı ve Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı, Fintech Sektör Lideri Sinem Cantürk: ‘İlk yarıyıl verilerine göre küresel anlamda dünyada Fintech’lere yapılan yatırımlar 98 milyar dolar. Geçen senenin tamamında bu sayı 121 milyar dolardı. Artık sadece Türkiye’de bir oyuncu olmak istemiyor bölgesel veya küresel lider olmak istiyorlar. Müşteri ihtiyaçları zaten değişiyordu pandemi de buna tuz biber ekti. Önümüzdeki dönemde sektörde mega satın almalar, birleşmeler, şirket evlilikleri falan bekliyoruz.’

KRİPTO’YU ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DAHA ÇOK DUYACAĞIZ

KPMG Türkiye’de Şirket Ortağı ve Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı, Fintech Sektör Lideri Sinem Cantürk: ’98 milyar dolar yatırımın 2021’in ilk yarı yılında 8,7 milyar doları kripto tarafına yapıldı ve bu bugüne kadar yapılmış en büyük yatırım hacmiydi. Önümüzdeki dönemde kripto lafını daha çok duyacağız. Artık devletlerin gelmekte olan şeyin geleceğini kabul ettikleri ve de onunla ilgili bir aksiyon alacaklarını bize gösterdi, yatırımcıya gösterdi. Merkez Bankası’nın da bazı çalışmalar yaptığını biliyoruz.

Platform Bankacılığını destekleyen taslak var yılsonunda çıkacak diye bekliyoruz. BDDK’yı da takdir etmek istiyorum. Türkiye’de biz farklı bir mevzuat beklerken servis bankacılığını da işin içine koydu. Bana göre Türkiye’de yeni bir fırsat yaratıldı. Artık insanlar lisans almak zorunda değil. Her fırsat beraberinde zorluklar da getirecektir.

Sektöre ilk girmek zorluklarla da artılarla da ilk yüzleşmek sonucunu doğuruyor. Türkiye’nin önü çok açık bir noktaya geldi.’

NFT’DE ARSA YATIRIMI YAPIYORUM

KPMG Türkiye’de Şirket Ortağı ve Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı, Fintech Sektör Lideri Sinem Cantürk: ‘Muhtemelen önümüzdeki 10 yılda şu anda kullandığımız araçları kullanmıyor farklı araçlar kullanıyor olacağız. Ben şu anda metaverse’de arsa yatırımı yapıyorum mesela. NFT teknolojisinin çok daha farklı şeyler için kullanılacağını düşünüyorum. Örneğin bir ünlünün ayda bir gününü NFT yapıp onu satabiliriz. Artık bir bütünleşik finans olgusu var. Sadece ödeme hizmeti sunuyor olmanız sizi doğru noktaya götürmüyor.’

ÜÇÜNCÜ OTURUM: ÖDEME EKOSİSTEMİ: DEĞİŞEN DAVRANIŞLAR

“Ödeme Ekosistemi: Değişen Davranışları” oturumu TÖDEB – Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği Başkanı Burhan Eliaçık’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Eliaçık: ‘Pandemi son yıllarda hem ticaretin hem de bireylerin hayatını önemli ölçüde değiştirdi, iş yapış şeklimizi, tarzımızı oldukça değiştirdi. Dolayısıyla bu değişim bireylerin hayatına doğal olarak da onların finansal teknoloji ve araçlara ulaşımla ilgili beklentilerinde kırılmalar yarattı.’ şeklinde konuştu.

FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN ARTTIĞI, NAKİT TÜKETİMİNİN AZALDIĞI YENİ BİR GERÇEK VAR

TÖDEB Başkanı Burhan Eliaçık, ‘Pandeminin öncesinde de dünyada büyük bir değişim söz konusuydu, finansal teknolojileri dönüşümü başlamıştı. Ama pandemiyle beraber en az 7 ila 10 yıl dijitalleşmenin öne çekildiği söyleniyor. Teknoloji ve dijitalleşmeye yakın, araştırmacı ve yenilikleri deneyimleyen bir toplumuz. O yüzden ülkemizde de bu rüzgar global trendlere de paralel devam ediyor. Pandeminin etkisinin yanı sıra bir Z jenerasyon var. Bu jenerasyon yenilikçi ödeme araçlarına, alternatif araçlara ihtiyaç duyuyor ve talep ediyor. Bu gibi nedenlerle finansal teknolojilerin arttığı, nakit tüketiminin azaldığı artık yeni bir gerçek var bu gerçeğe erişebilmek için sadece finansal teknoloji şirkeleri ve teknoloji sağlayıcılarda yetmiyor, bankalarla da beraber tüm paydaşların bu dönüşüm rüzgarında doğru sinerjileri doğru bütünleşik sistemleri kurması icap ediyor.’

DİJİTALLEŞME VE FİNTEK’İN ANA UNSURU: HIZ VE KOLAYLIK

İNİNAL CEO’su Ahmet Bal: ‘Hız ve kolaylık dediğimiz olgu, dijitalleşmenin ana unsuru, bu Fintech dediğimiz sektörün oluşmasının da en önemli sebeplerinden birisi. Tüketici ve kullanıcılarda hızın ve kolaylığın bir arada olması ve bunu da en kolay şekilde sağlayacak mecraların dijital olması bizim sektörümüzü çok hızlı geliştiren ana unsur. Paranın ışınlanması dediğimiz konu burada devreye giriyor, kolaylığı sağlayabilmekse burada bu dijitalleşmenin yanında bu çeşitli segmentlerin davranışları ve ihtiyaçlarının analiziyle mümkün. O ihtiyaçlara uygun servis, finansal servis ve ürünlerin onlara sunulması çok önemli. Bu ekosistemden beslenen servislerin nasıl sisteme entegre olduğu önemli. Ve bizim gibi dijital mecraların en önemli konusu kullanıcılarımızın fiziksel dünyadan başlayan ve belki fiziksel belki dijital dünyada biten bu deneyimlerinin uçtan uca nasıl bir yol izlediği en önemli unsurlardan birisi. Ve bunu en iyi analiz eden ürünler daha da öne çıkacak.’

E-TİCARETİN BÜYÜMESİ BEKLENTİLERİ ARTTIRDI

PttAVM.com Genel Müdürü ETİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Çevikoğlu: ‘Birkaç senede hem sektörün ekosisteminin çok büyümesi, insanların beklentilerinin artması hem satıcıların hem ürünlerin hem hizmetlerin artık e-ticaret üzerinden sunulması ve bunların sayılarının korkunç büyümesi beklentileri arttırdı. Bu beklentileri karşılamak için bizim dünyada ana bir platform, lojistik ve lojistik teknolojileri, finans ve finans teknolojileri aslında bir üçgen bu.

Burada lojistik tarafında da ciddi olarak teknolojiye yatırım yapmak gerekiyor. Finans olarak kolaylaştırmanız gerekiyor ki insanların beklentileri gerçekten çok artı özellikle bu sene geçen senelere oranla. Eskiden bir kargoyu bir hafta içinde götürmeniz yeterliydi fakat şimdi 2’inci gününde teslim etmezseniz şikayet geliyor. Aynı şekilde finansal teknolojiler tarafında da o çözümleri arttırmanız gerekiyor. Kullanıcılarda şöyle bir şey var o kadar çok alternatif olmaya başlamasının sağladığı avantajlar, hızı vb konular tamamen bizim satışımıza yansıyor. Bu sene e-ticaret platformları üzerinden zannedersem 4 milyarın üzerinde bir işlem olacak. Bunların hepsi ödeme sistemleri altında çalışan bir sistem üzerinden yapılıyor. Burada ana nokta Türkiye’de bu iş çok hızlı ilerledi. Yurt dışında Türk ürünlerine büyük bir ilgi var, Türkiye markası gerçekten kaliteli, insanlar rağbet gösteriyor. Gelişen çözümler ile ticarette hızlandı. Finansal teknolojideki yerli platformlarımız bizi yurt dışına ne kadar taşırsa ülkelerdeki platformlarla entegre olmak zorunda kalmayız, onlar bizi büyütür biz onları büyütürüz.’

TEKNOLOJİ VE DİJİTALLEŞMEYE YAKIN ARAŞTIRMACI BİR TOPLUMUZ

Paycell CEO’su Onur Güven, ‘Dijitalleşme tam gaz devam ediyor, sadece ülkemizde değil, dünyada da devam ediyor. Pandemiyle beraber en az 7 ila 10 yıl dijitalleşmenin öne çekildiği söyleniyor. Özellikle tüketicilerde büyük bir talep var, ülkemizde de çok yüksek bir miktarda nakit kullanımı var. E-ticaret hali hazırda yüzde 15 seviyelerinde henüz dünya trendinin bir tık altında. Aynı zamanda tabii ki bu finansal erişimde çok önemli bir olgu ülkemizde 25 milyona yakın bankacılık dışında bir kitle var, genç nüfus birçok teknolojiye yatkın. Ancak bu kesimlere finansal hizmeti ulaştırmak için dijitalleşme tabanını kurmamız bunu kurarken de tüm paydaşlarıyla, bankalar, finansal teknoloji şirketleri ve kuruluşları, e-ticaret kuruluşları tüm paydaşların bir araya gelmesi son derece önemli ki bu katman üzerine katma değerli hizmetleri son kullanıcılara eriştirebilelim.

Teknoloji ve dijitalleşmeye yakın, araştırmacı ve yenilikleri deneyimleyen bir toplumuz. Ülkemizde de bu rüzgar global trendlerle paralel devam ediyor. Pandeminin etkisinin yanı sıra bir Z jenerasyon var. Bu jenerasyon yenilikçi ödeme araçlarına alternatif araçlara ihtiyaç duyuyor ve talep ediyor. Bu gibi nedenlerle finansal teknolojilerin arttığı, nakit tüketiminin azaldığı artık yeni bir gerçek var bu gerçeğe erişebilmek için sadece finansal teknoloji şirketleri ve teknoloji sağlayıcılarda yetmiyor bankalarla da beraber tüm paydaşların bu dönüşüm rüzgârında doğru sinerjileri doğru bütünleşik sistemleri kurması icap ediyor.’

PANDEMİ DÖNEMİNDE DİJİTAL DÜNYAYA DAİR DEĞİŞİME AYAK UYDURMANIN ÇABASI GÖRÜLDÜ

PAYNET CEO’su Serkan Çelik: ‘Pandemi döneminde çok net bir şekilde gördük ki herkeste dijital dünyaya dair ister istemez bir kabullenme ve bu değişime ayak uydurma çabası göründü. Biz 2015 yılından beri ayrı bir şirket olarak hizmet veriyoruz ve girdiğimiz sektörler belirli karakteristik özellikle sahip sektörlerdi. Ama pandemi döneminde hiç aklımızda olmayan sektörlerden dahi çok ciddi talepler gördük. Çünkü onların müşterileri aslında talep etmeye başladı ve buna ayak uydurmak için firmalarda ciddi bir talep olduğunu gördük. Herkesin şu an için ortak derdi finansmana erişebilmek, en rahat en hız şekilde. Sadece tahsilat değil bütün finansal kaynaklara erişebilmek. Ve firmaların kendi ekosistemlerinde olan bayileri, iş ortakları, kendilerine mal tedarik eden firmalar bunlarla olan etkileşimlerini, bu firmaların finans yönetimlerini ve bu finans yöntemlerini destekleyecek kurumları dijital bir platformda bir araya getirmek son derece önemli hale geldi. Biz de şu anda bunu yapıyoruz. Bu firmaların hem birbirleriyle olan ilişkilerini hem de müşterileriyle ve tedarikçileriyle olan finansal ilişkilerini bir platform üzerinden yönetebilecekleri dijital çözümler sunuyoruz.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.